Çalışma Alanları

BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI KİLO YÖNTEMİ

Gün geçtikçe insanların beden algıları değişmektedir. Özelikle yeni diziler, televizyon programları, reklamlar, dergiler vb. birçok kaynak görselliği ön plana çıkarıyor. Bu durumda bedenlerimiz hakkındaki kaygılarımızın artmasına neden oluyor. Özellikle zamanla aşırı zayıflığa olan özenti hızlı bir artış göstermektedir. Bunun yanısıra aşırı zayıflıktan kaygılanan ve kilo almalıyım diye kaygalanan kişilerin sayısı da küçümsenemeyecek boyuttadır. Peki nedir ideal kilo? 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayınlanan bir deklerasyona göre, sağlık şöyle tanımlanmıştır; herhangi bir hastalık ve güçsüzlük halinin olmaması ve bedenen, ruhen, sosyal bakımdan tam bir iyi olma haliolarak tanımlanmıştır. Sağlıklı  beslenme ise; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli olarak yapılması gereken davranış olarak tanımlanmaktadır. Eğer besinleri ihtiyacımızından fazla alırsak bu besinler vücutta yağ olarak depolanır ve bu durum obeziteye  neden olmaktadır. Obezite ‘Sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ depolanması olarak tanımlanmaktadır.’ Aşırı zayıflık ise; vücudun aldığı besinden daha fazlasını harcaması sonucunda oluşur.   Yetişkin erkeklerde vücut ağılığının ortalama %15-20’sini kadınlarda ise %25-30’unu yağ dokusu oluşturmaktadır. Erkeklerde bu oranın %25, kadınlarda ise; %30’un üzerine çıkması durumu obezite olarak tanımlanmakadır. 

Çoğu insan şişmnalığa göre zayıflığı tercih etmektedir. Ama bilindiğinin aksine zayıflıkta şişmanlık gibi bir hastalıktır ve beraberinde aynı şişmanlıkta olduğu gibi birçok sağlık problemini getirir. 

Obezitenin değerlendirilmesinde yetişkinler için en basit ve geçerli yöntem BKI (beden kütle indeksi)’dir. BKI vücut ağırlığının (kg ) boyun karesine (m2) bölünmesi ile elde edilir. Bulunan değer WHO(Dünya Sağlık Örgütü) tarafından belirtilen BKI değerleri ve kilo sınıflaması çartına göre değerlendirilir. Bu çarta göre eğer bulunan BKI değeri 18.5’un altında ise; kişi zayıf olarak değerlendirilir ve bu durum malnutrisyon, yeme davranış bozukluğu ve/veya diğer sağlık problemi belirtisi olabilir. Buna ek olarak; BMI değeri 20-25 arasında ise; kişi normal kiloya sahip; 25- 30 arası kilolu 30’un üzerinde ise aşırı kilolu ve obez olarak değerlendirilir. Obezitenin değerlendirilmesinde bebek ve 16 yaş altı çocuklar için en basit ve geçerli yöntem ise persentillere (Persentil; aynı popülasyondaki bulunan aynı ölçüye sahip olan bireylerin yüzde birlik dilimidir.) göre değerlendirilme yapılmasıdır. Çünkü bir çocuğun normal büyüme gelişmeyi tamamlayıp tamamlayamadığı ancak kendi cinsiyeti ve yaşındaki-ayındaki diğer çocuklarla karşılaştırılarak tespit edilir. Örneğin; 9 aylık bir bebeğin yaşıtlarına göre kilosu 75. Persentilde ise; bu durum bebeğin kilosunun 9 aylık aynı cinsiyetteki bebeklerin kilosunun %75’inden daha ağır %25’inden ise daha hafif şeklinde değerlendirilir.

OBEZİTENİN NEDENLERİ NELERDİR?

1.Yaş: Yaş ilerledikçe obezite riski artmaktadır.

2.Cinsiyet : Kadınlarda erkeklere oranlara artmış obezite riski dikkati çekmektedir.

3.Genetik etmenler: %25-30 rol oynamaktadır. Anne babanın kilolu olması ile çocuğun kilolu olması arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

4.Sosyal – ekonomik sorunlar: Gelişmiş ülkelerde ve sosyoekonomik düzeyi yüksek toplumlarda obezite riski daha fazladır. Apartman yaşamı, kent yaşamında olumsuz çevre koşulları gibi sosyal sorunlarda obezite riskini artırmaktadır.

5.Fiziksel aktivite azlığı: Gelişen teknoloji ile çocukların televizyon ve bilgisayara olan eğilimlerinin artması, yeşil alanlardan yoksun apartman yaşamı, çocuk oyun alanı açısından kentsel alanlardaki yoksunluk, merdiven kullanmama , toplu- bireysel araç kullanımı vb. nedenlerle çocukların hareketsiz yaşama eğilimleri her geçen gün artmaktadır.

6.Aile faktörü: Parçalanmış aileler, yaşlı anne- baba, tek çocuk, aile içi geçimsizlik gibi birçok faktör obezite riskini artırmaktadır.

7.Beslenme etmeni: Tamamlayıcı beslenmede doğru besin seçimi, damak tadı, yaşam tarzı, reklamlar, fast food beslenmeye yatkınlık.

8.Hormonal ve metabolik etmenler.

9.Sık sık düşük kalorili yanlış diyet uygulama.

10.Metabolik ve hormanal dengesizlikler

11.Diyet hakkında yetersiz eğitim ve bilgi düzeyi